hayat
Bu hikayede adı gecen kişiler gercek değildir.Tamamen hayal ürünüdür.
Düpedüz beni anlatmış deyip küfürler edecek olanlara şimdiden yanılıyorsunuz deyip, kanımın son damlasına kadar savaşacağım! bilesiniz.
Hikayemiz köhne bir şehirde geçmektedir.Bu şehirin hangi maddi olgular üzerine kurulduğunu şimdi bile tammen bilemiyeçeğimi söyleyebilirim.
Hikayemizin kahramanları başta üç kişiydi.Bunların ortak yönü babadan zengin olup lakin sürünmeleriydi.
Bu ortak kader etrafında buluşup dertleşirlerdi.En fazla okuyan haydar dı.M.Y.O anca bitirebilmişti.Diğer kahraman Ahmet daha zekiydi.Mühendislik kazanmış lakin babasına güvendiğinden okulu okumamıştı.En az okuyan hikayemizin gercek kahramanı Murat liseyi bile bitirmemişti.
Murat diğerlerinden daha ac gözlüydü ve onun ihtiyacları daha pahalıydı.
Her gün pavyona gitmek için uğraşır,fahişelere para yetiştirmeye çalışırdı.Lakin babasının gözünde iyice düşmüştü.Çay paralarını bile arkadaşlarına verdirir olmuştu bu baheneyle.
Babası para musluklarını iyice kısınca kadın ihtiyacını karşılamak için fakir üniversite öğrencilerine kanca takmaya çalışırken yakalandı.Arkadaşlarına param hiç yok diyordu lakin fakir bir öğrencinin hem yemek hem de içeçeklerini karşılıyordu.
Arkadaşları durum anladıklarında bozulmuş olmalarına rağmen yinede onu uyardılar.Üniversite ortamını az çok bildiklerinden böyle kadın tavlayamazsın dediler.Lakin Murat kafayı buna takmıştı.Ayrıca üniversitelilerin karşısında kendini küçük görüyordu.Üniversiteli bir sevgilisi olmasını çok istiyordu.
Fakir öğrencinin adı Aliydi ve murat için en önemlisi onun kız arkadaşı olmasıydı.Dostluklarını ilerletip yanında gezen kızlardan birini ayarlamayı planlıyordu.
Ali durumu anlamış onu sömürüyordu.Murata gaz verip senin gibi zengin biri bir doktor bile tavlaya bilirdi.Böylece yanına gelen diğer kız arkadaşlarından uzak tutuyordu.Zaten kızlar bir anlasa durumu Ali nin durumu kötüydü.
Ali bu planla muratı daha fazla oyalayamyacağını anladığında,yeni planını devreye soktu.Malum bu yoksul öğrenciler çoğu solcuydu.Üniversite de bir çok eylem yapıyorlardı.Murata eylemlere katılırsan daha çabuk istediğini bulursun dedi..Malum dedi devrimci ahlak var,direk seni tanıştıramam.Sen gelip ülküçü öğrencilere karşı bize destek olursan üniversite de bir prestijin olur.Bak o zaman neler oluyor.
Bu plan muratı ucurmuştu.Eylemlere katılıyor bir taraftanda sosyalizmi öğreniyordu.Anlatılanları bir çırpıda öğreniyordu.Okumamasına karşı pratik bir zekaya sahipti.Marxı lenini çoğu kişiden daha iyi biliyordu artık.
Bir gün arkadaşı haydar muratı türkiyedeki bütün devrimçi örgütleri ezberlerken yakaladı.Kendi kendine sayıyordu.Tikko,dev genç…liğderleri.Haydar sen hangi örgütü tutuyorsun dedi.Tabi ki Alini örgütü olan tikko yu dedi.Müzip bir gülüşle göreceksin oğlum en yakın zamanda bir sürü kızla çıkacam.Haydar oğlum dedi bu başına daha fazla dert getirmekten başka işe yaramayacak.Murat kıs kıs gülüp kıskanıyorsun dedi.Gülerek hem devrimci ahlak var yoldaşlarımı tavlamak demek abes.Elbet biriyle zamanı gelince evlenecem! alay ediyordu.Ben devrimci ahlakıyla sarılmışım,artık kadınları mal gibi görmüyorum.Hayatını fahişelerle geçiren biri olarak hidayete mi erdi diye bir süre düşündü.Biliyordu dalga geçiyordu.Haydar başını salayıp ayrıldı.
Murat kızlara ulaşamadan polis kapsamlı bir hareketle herkesi içeri aldı.Muratıda almışlardı.
Babası kayıtsız kalmamış nufuzunu kulanıp onu kurtarmıştı.Polislere biraz gözünü korkutun bir daha böyle şeylere kalkışmasın yeter demişti.
Uzun bir süre kahveye bile gelememişti.Ne zaman ortalık yatışınca çıkmıştı.
Başından gecenleri bire bin katarak anlatıyordu.Eğer işkence çözülseydim diyordu örgüt üyeliğinden kaç yıl yatardım biliyormusunuz.Haydar Ve Ahmete süt kuzusu demeye başlamıştı.Arkadaşları da şaşkındı.Malum murat üniversite öğrencisi olmadığından kolay kolay çıkmasını beklemiyorlardı.Sonradan öğrendiler durumu.Lakin dalga geçmeye korkuyorlardı.
Ali yide salıvermişlerdi.Malum epey işkence görmüştü.Murat Aliye yine yaklaşmaya çalıştı.Baktı durum sakin.Ali muratın torpili olduğunu öğrenince iyice nefret etmeye başlamıştı.Yine de murata güler yüz gösteriyordu.Yoldaş diyordu.
Bir gün murat gelip arkadaşlarından para istedi.Meğer ali evine gidecek miş.Hiç parası yok muş.Ali samsunda oturuyordu.Anlaşılacağı üzere bilet parasını ona yükletecek ti.Arkadaşları bizde okadar para ne gezer.Verebildiğiniz kadar dedi murat.Arkadaşları anca gidersin dediler.Hem sağdan yürü belki cüzdan bulursun.Aralarında para mevzu olmasa bizi hiç hatırlamıyor dediler.Murat arkadaşlarına küfür edip ayrıldı.Borc harc bulup aliye vermiş.
Ali bir daha görünmedi.Okulu bitirmişti zaten.Salak murat bunu bilmiyordu.
Arkadaşları yinede aralarına aldılar muratı.Özelikle birlikte içtiklerinde murat deşiyordu yarasını.İnsan oğlu çiğ süt emiş diyordu.Aliye yaptığı iylikleri sayıp döküyor.Şimdi öğretmen olmuş bir arayıp sormuyor.Malum dostluk kalmamış diyordu.
Arkadaşları manalı manalı bakıp öyle diyorlardı.İçin için onula eğleniyorlardı.
