Kuru Bir Teselli
Bu gün yine bulutlar ağlarken kendi gözlerim geldi aklıma
Kupkuru bir nehrin tam ortasında yağmura hasret gözlerim
Bu ormanda kaybolmuş bir yavru ceylan misali  sessizce ağıt yakarım dostlarıma,
Ve Onlarca ağacın içinde bir ağaç rastladım bu ormanda,
Sabah doğanın kanunu gibi öten her bir kuşlara eşlik eden yeşil yapraklı ağaçlar var
Çiçekler açmış yer gök yaşamaya devam dercesine mutluluğunu haykırmış
Ama bir ağaç var ki yalnız tek başına ağlar ve sahip olduğu tek şey sararıp kırılmış dallar
Gök yüzünden suyla beslenirken orman her yağmurda bu ağaç  icin icin yanar
Bir mart sabahı  herkes beklerken ilkbaharı ,bilinir sarı yaprakların olacak bu mevsim ilacı
İzmir’in sarp dev betonlarının  arkasında görünmez bir ağacın kalmamış artık zamanı
İki yılda kaybetmiş aşkını sevdasını ve darbe almış göğsüne sertçe nağmerdin elinden
İki tohum biriktirmiş dallarının altında, tek umudunu saklarcasına; mahrum bırakmadan sevgiden
Tohumlar fidan olmaya yüz tutarken
Gecenin karanlığını da alıp yüreklerine  bir  ağustos sabahı terk etmiş, bu kuru ağaca bir veda etmeden.
Ve bir gün kaybolmuş bu ağaç uzaklara gitmiş kimse görmeden
Nerede olduğunu hala bilen yoktu  ama ben  öğrendim bu gece
O hala bekliyor 2 yaralı fidanı,
Korkuların anlamlı olduğu hayallerin bittiği tesellilerin son bulduğu yerde.
